Yabancı İşçi Çalışma İzni

YABANCI PERSONELLERE SİGORTA NASIL YAPILIR

YABANCI PERSONELLERE SİGORTA NASIL YAPILIR
Yabancı uyruklu kişilere sigorta bedeli, Yabancılara sigorta nasıl yapılır, Sigorta yaptırmak için gerekenler, Yabancı uyruklu hizmetlinin sigorta bedeli,

GÜRCİSTAN TÜRKMENİSTAN AZERBAYCAN İRAN SURİYE VB YABANCILARIN TÜRKİYEDE OTURUM İKAMET VE ÇALIŞMA İZNİ İŞLEMLERİ
1 YIL – 2 YIL VE SONRASINDA SÜRESİZ OLARAK ÇALIŞMA VE İKAMET OTURUM İZNİ
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ VE İKAMET TEZKERESİ (OTURUM İZNİ) İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR VE EVRAKLAR
Not:Yabancı bakıcı ve hizmetlilerin Çalışma İzni ve İkamet işlemlerini yapıyoruz.Ayrıca Yabancı Personel Sigorta İşlemlerini de Bedelsiz olarak Hizmet vermekteyiz.
Yabancıların çalışma izni işlemleri için gerekli belgeler nelerdir
Çalışma Bakanlığı’na Türkiyeden başvuru yapabilmek için en az 6 aylık ikamet tezkeresi (oturma izni) ön şarttır;
Not: 6 aylık ikamet tezkeresi alamayan yabancılar Çalışma Bakanlığı çalışma izni için kendi ülkelerindeki Türk Konsolosluklarına başvuru yapmaları gerekir
6 AYLIK İKAMET TEZKERESİ ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR
1. Pasaport tercümeli sureti
2. Türkiyede ikamet edeceği adres bilgisi 6 aylık Otel rezervasyonu, noter onaylı kira konturatosu veya Türk vatandaşı yanında kalacak ise konaklama barınmasının karşılayacağı kişinin noterden taahhütname vermesi gerekir
3. Türkiyede kalacağı 6 ay süresince asgari geçimini sağlayacağının belgeleyeceği 3000 $ döviz bozdurma belgesi
4. 4 adet vesikalık fotoğraf
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ SEKTÖRLER İŞ KOLLARI
BAKICI VE EV HİZMETLİSİ ÇALIŞMA İZNİ
TURİZM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
İHRACAT İMALAT SANAYİ SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
DENİZCİLİK MADEN İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
EĞİTİM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
NAKLİYE VE LOJİSTİK HİZMETİNDE ÇALIŞMA İZNİ
ÇEŞİTLİ HİZMETLER SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
YABANCI ÇALIŞMA İZNİ BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR
1- Türkiyede yabancıların Çalışma Bakanlığına müracaatlarında en az 6 aylık ikamet tezkerelerinin olması
2- İkamet tezkeresi alamayıp Kendi ülkelerinden başvuru yapacak olan yabancı uyrukluların Türkiye de kaldıkları süre içinde Pasaport vize ihlali yapmamaları gerekir. Türkiyeden vize tarihleri geçtiğinde yurtdışına zamanında çıkmaları gerekir ve vize ihlali varsa ise cezasını yatırmaları gerekir
3- Yurt dışından başvuru yapıldığında ise Çalışma Bakanlığına 10 gün süresinde evraklar teslim edilmelidir
YABANCI ÇALIŞMA İZNİ İÇİN GEREKLİ BELGELER
– Son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu,
- Kuruluş yabancı sermayeli ise, kuruluşun en son sermaye ve ortaklık yapısını gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya kuruluşça onaylı örneği,
- Yabancılar çalışma izni kapsamında yabancı uyruklu öğretmen istihdam edecek Özel Öğretim Kurumları için; Kurum Ruhsatı ve Milli Eğitim Bakanlığı onay yazısı suretleri,
– Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projeleri yapma hakkı kazanmış kuruluşların (konsorsiyumlar dahil) ilgili kurum ve kuruluştan alacakları işi yüklendiklerini tevsik eden belge,
- Mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında yabancı uzman istihdam edecek tüzel kişiliklerde, aynı meslekte Türk mühendis/mimar/şehir plancısı istihdam edildiğini ispata dair ücret bordrosu ve yabancı ile yapılan sözleşme örneği.
4- Şirketin yabancı ortaklarına çalışma izni başvurusu halinde şirket ortağının hisse oranı, şirket ödenmiş sermayesinin, şirket cirosunun ve istihdam gücünün yeterli olması gerekir.
5- Şirketlerin dikkat edecekleri hususlar Şirketin neden yabancı personel çalıştırmak istediğinin makul ölçülerde izah edilebilir olması,
6- İhracat departmanlarında çalıştırılacak yabancılar için Şirketin yurt dışı ihracatının yeterli düzeyde olması
7- Turizm sektöründe otel vb tesislerin yeterli derecede yerli istihdam sağlamış olması ve Turizm İşletme Belgesinin olması
8- Evinde yabancı hizmetli çalıştırılacak olacak Ailenin yeterli gelir düzeyinde olması eş çocuk aile bütünlüğünün olması neden yabancı hizmetli çalıştırılacağının mantıklı gerekçesi olmalı
Yabancı çalışma izni işlemlerinde başvuruya ek belgeler
- Yabancı, ortak temsilcisi ya da kilit personel ise, durumunu kanıtlayan yetkili makamlardan onaylı işverenince verilen belge,
- Vatandaşlık Kimlik Belgesi örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,
- Türk soylu olduğuna ilişkin belge,
- Mesleki eğitim diploma ve sertifika örnekleri,
- Bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı, kabul yazısı gibi diğer belgeler.
YABANCILARIN ÇALIŞMA VE İKAMET İZNİ DANIŞMANLIK
Ankara Kurumsal Danışmanlık olarak 1987 yılından beridir İstanbul, Ankara ve İzmir ofislerimiz ile yabancıların çalışma izni ve ikamet tezkeresi (oturma izni) işlemlerinde dosya hazırlama ve ilgili kurumlarda işlemlerin takibi danışmanlık hizmetleri vermekteyiz
Saygılarımızla
ANKARA KURUMSAL DANIŞMANLIK
Turgay Turan
.
.
.
.

Türkiye de oturma izni nasıl alınır, Türkiyede oturma izni nasıl alınır, Türkiye oturma izni nasıl alınır, Turiyede oturma izni nasıl alınır, Turiye’de oturum izni nasıl alınır, Yabancıların çalışma izni, yabancıların çalışma izni nasıl alınır, Türkiyede yabancı ev hizmetli çalışma izni,yabancı hizmetlilere sigorta nasıl yapılır, yabancılara sigorta yaptırmak için gerekenler, yabancılara sigorta bedeli,yabancı personellere sigorta nasıl yapılır,

 





RÜZGAR ENERJİSİ

RÜZGAR ENERJİSİ
Yenilenebilir bir enerji türü olan rüzgar, eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Endüstriyel manada kullanımı ise araştırılmaya devam edilmektedir. Bu amaçla, hareketli havanın bünyesindeki kinetik enerji bir eksen etrafında dönen kanatlar vasıtasıyla mekanik enerji dönüştürülmek durumundadır.

Rüzgar enerjisi temiz ve diğer enerji türlerine kolayca çevrilebilmeleri avantajları, zamana göre düzensiz ve yoğunluğunun az olması dezavantaj olarak düşünülmektedir. Hava tabakalarının farklı sıcaklıklarda ısınıyor olması rüzgarı oluşturur. Rüzgar enerjisiyle, elektrik üretebilir; kuyulardan su çekmek için kullanılan su dığınız pompaları çalıştırabilir.

Rüzgâr hızı, bir rüzgâr türbininin elektriğe çevirebileceği enerji miktarı açısından önemlidir. Rüzgar enerjisinin kaynağını güneş oluşturmaktadır. Enerji iş yapabilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır.

Günümüzde, endüstrinin en temel enerji tüketimi elektrik enerjisi olup, onu ısınma veya ısıtma amaçlı fosil yakıtlar (petrol, kömür) takip etmektedir. Güneşin yeryüzü ve atmosferi homojen bir şekilde ısıtamamasından dolayı atmosfer içerisinde oluşan hava akımlarına rüzgar adını vermekteyiz.

Yeryüzünün çoğrafi farklılıkları ile düzgün olmayan ısınmasına bağlı olarak, rüzgar enerjisi dağılımı zamansal ve yerel farklılıklar göstermektedir. Rüzgar enerjisinin atmosferde bol bulunması, çevre kirliliği yaratmaması, yerel bir enerji kaynağı olması ve ücretsiz oması gibi üstün özellikleri vardır.

Rüzgarın enerji içeriği, ortalama rüzgâr hızının küpü oranında değişir. Yani rüzgâr hızı 2 katına çıkarsa, 8 kat enerji içerir. Rüzgâr türbini örneğinde, rüzgârın hızını 2 katına çıkarırsak her saniye pervaneden geçen dilim sayısını da 2 kat artar ve bu dilimlerin her biri otomobilin frenlemesi örneğinden anlaşıldığı gibi 4 kat enerji içerir.

Rüzgar enerjisi potansiyele bağlı olarak gerek mekanik enerji gerekse elektrik üretiminde kullanılabilir. Rüzgardan üretilen mekanik enerji, su pompalama, zirai ürün öğütme, kesme, biçme ve elektrik üretiminde kullanılabilmektedir. Rüzgâr enerjisi günümüzde, 21. yüzyılda ve onların ötesinde ençok gelecek vadeden teknolojilerden bir tanesidir. Rüzgâr türbinlerinden herhangi bir çevre kirliliği olmaz.

rüzgar enerjisi, enerji kaynaklarımız,





YABANCILAR İÇİN ÇALIŞMA İZNİ NASIL ALINIR

YABANCILAR İÇİN ÇALIŞMA İZNİ NASIL ALINIR
Yabancıların çalışma izni işlemlerinde asgari altı aylık ikamet tezkeresi şartı aranır
YABANCILARA İKAMET TEZKERESİ
Ülke farkı gözetmeksizin yabancılara 6 aylık ikamet tezkeresi alınabilir

YABANCILARA ÇALIŞMA İZNİ
Yabancı personel çalıştıracak veya ortak alacak olan şirketlerin faaliyet konularına göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı asgari şartlar arar
ve Şirketlerin sermaye yapısı, mevcut Türk sigortalı personel sayısı ve yıllık cirosu önemli etkenlerdir

YABANCILARIN İKAMET TEZKERESİ VE ÇALIŞMA İZNİ İŞLEMLERİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİMİZ

Ankara Kurumsal Danışmanlık olarak 1987 yılından beridir ülke genelinde yerli ve yabancı bir çok şirketlere yabancıların çalışma izni ve ikamet tezkeresi, yabancı şirket kuruluş işlemleri, yatırım teşvik belgesi, ithalat izinleri ve bir çok mevzuatla alakalı dosya hazırlama ve ilgili Bakanlıklarda işlemlerin takibi hizmetleri vermekteyiz
ANKARA İSTANBUL VE İZMİR Ofislerimizde görevli profesyonel kadrolarımız ile sizlere mevzuatlara dayalı doğru bilgi ve etkin hizmet vermek için bir telefon kadar yakınız
REFERANSLARIMIZI LÜTFEN İSTEYİNİZ

Saygılarımızla
ANKARA KURUMSAL DANIŞMANLIK
Genel Koordinatör
Turgay Turan

çalışma bakanlığı çalışma izni, çalışma bakanlığı yabancı çalışma izni, çalışma bakanlığı yabancılar, çalışma bakanlığı yabancılar çalışma izni, çalışma izin belgesi, çalışma izni başvurusu, çalışma izni belgesi, çalışma izni danışmanlık, yabancılar için çalışma izni nasıl alınır,





Sigaranın zararları ve kurtulmanın yolları

Sigaranın zararları ve kurtulmanın yolları
Sigaranın zararları nelerdir, sigara nasıl azaltılır, sigarayı bırakmanın yolları, Sigaranın zararları ve kurtulmanın yolları, sigaranın ölümcül zararları, sigaradan kurtulmanın yolları, sigara hangi organlara zarar verir, sigaranın sağlığımıza tehdidi,

Günümüzde sigaranın zararları herkes tarafından bilinmekte,Dünya Sağlık Örgütünün istatistiklerine göre ‘sigara içmek’ dünya çapında bir problem olmakla birlikte tahmini 3 yetişkinden biri sigara kullanmaktadır. Bu istatistiğe göre 1,2 milyar kişinin sigara kullandığı ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı açıklamaya göre birçok ülkede akciğer kanseri görülmektedir ve bu hastalık sigaranın sebep olduğu ölümcül sonuçlardan sadece biridir.

Sigara içen kişiler kendilerine zarar verdikleri gibi çevrelerinde bulunan kişilerede zarar verir. Bunlara pasif içici denir. Sigaranın vücuttaki tüm doku ve organlara sayılamayacak kadar çok zararı vardır. Peki sigaranın zararları nelerdir?

* Öncelikle sigaranın en büyük zararını %10-15 kilo eksikliği ve zeka geriliği ile anne karnındaki bebek görür.

* Tütün içinde bulunan Karbonmonoksit, Nikotin, Katran gibi zararlı maddeler akciğer kanseri başta olmak üzere, solunum sistemi hastalıklarından olan bronşit ve amfizeme gibi hastalıklara neden olur. İçilen her sigara sizi kansere bir adım daha yaklaştırır. Sigara içenlerde akciğerlerin doğal savunma sistemi bozulur ve buda enfeksiyon kapma riskini artırır.

* Sigarada bulunan Karbonmonoksitin kandaki oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolestrol depolanır ve bunun neticesinde kalp krizi riski artar.

Yemek borusu ve midede ülser, kanama ve kanser oluşumu artar. Pankreas kanseri riski fazlalaşır. Sigara içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha fazla mesane kanserine yakalandıkları görülmektedir.

Sigara içenlerin ellerinde ve parmaklarında sararmalar ve tırnaklarında kırılmalar görülmektedir.

Sigara kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklara neden olur. Özellikle, damarlardaki tıkanıklık nedeniyle ancak organların kesilmesiyle tedavi edilebilen(Burger) hastalığı oluşur.

Ağız kokusu, diş ve diş eti hastalıkları, diş kaybı ve tat alma duyusunda bozulmalar görülür.

* Beyin hücrelerinin ölümüne ve hafıza zayıflığına(Alzheimer) sebep olur.

* Koku alma duygusu azalır.

* Sigara içen bayanlarda rahim ve yumurtalık kısırlığı,erken menopoz ve rahim kanseri gibi tehlikeler görülür.

* Gözlerde katarakt yada körlük meydana gelebilir.

Vücutta yorgunluk,ruhsal gerilim,aşırı stres ve uykusuzluk görülür.

Cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma ve döllenme yetersizliği meydana gelir.

Vücuttaki insülin salgılama yeteneğini azaltarak şeker hastalığına sebep olur.

Sigara, deri yapısının bozulmasına ve kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında sigara içenlerin yaraları çok daha zor iyileşir. Bazen ameliyat sonrası yaraların iyileşmediği görülür.

Sigara bağımlılarında kronik baş ağrılarına rastlanır.

Bu bilinen gerçekleri göz önünde tutarak daha duyarlı olmaya çalışmalıyız. Yeni nesle iyi örnek olup eğiterek onları büyük bir problem haline gelen bu ölümcül alışkanlıktan korumalıyız. Sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir gelecek için sigarayı bırakın.

Sigaranın zararları nelerdir, sigara nasıl azaltılır, sigarayı bırakmanın yolları, Sigaranın zararları ve kurtulmanın yolları, sigaranın ölümcül zararları, sigaradan kurtulmanın yolları, sigara hangi organlara zarar verir, sigaranın sağlığımıza tehdidi,





Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır

Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır
grip aşısı ne zaman yapılmalı, grip aşısı yan etkileri, grip aşısının yararları ve yan etkileri, grip aşısının yararları,Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır, grip aşısının zararları, kimler grip aşısı olmalı, grip aşısı nasıl yapılır, grip aşısının etkileri,

Grip aşısı olması gereken risk grubundaki kişilerin başında gelen yaşlıların, Ekim ortasından sonra aşı olması gerekiyor Bunun nedeni, grip salgınının Şubat mart aylarına sarkması durumunda aşının koruyucu etkisinin azalması.
Marmara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Korten, sorularımızı yanıtladı.
Grip aşısını öncelikli olarak kimler yaptırmalı?
Bu konuda şöyle bir hata yapılıyor. İnsanlar eylül ayında çıkar çıkmaz aşı olmaya başlıyor. Halbuki uluslararası önerilere göre belirli yaşın üzerinde olanlar için Ekim – Kasım ayları tavsiye edilir. 15 Ekim’den önce yaşlıların aşı olması pek doğru değil. Neden? Çünkü beklenen salgınlar zaten kasımdan önce pek olmuyor. İkincisi de salgın gecikir, Şubat sonu ve Mart ayına kalırsa yaşlılarda aşının koruyucu etkisi azalıyor. Onun için bütün gençler gidip Eylül, Ekim aylarında aşı olursa bazen de aşı bitebiliyor. O zaman da esas korumamız gereken yaşlılar, aşı olamıyor. Zaman zaman dünyada aşı kıtlığı oluyor. Tüm bu nedenlerle ideal zamanı ekim ayının ikinci yarısı Kasım ayının ilk yarısı olarak söylüyoruz.

Peki kronik hastalığı olan kişiler ne zaman aşı yaptırmalı?
Antikor oluşturmada problemi olabilecek kişiler ki bunlar en duyarlı olan kişiler aynı zamanda, onların da ideal zamanları 15 – 30 Ekim arasındadır. Çünkü salgın Mart ayında çıkarsa antikorları azalabiliyor.

Çocuk ve bebekler ne zamandan itibaren aşılanabilir?
Bebekler altı aydan sonra aşılanabilir. Yine bebeklerde grip, özellikle 2 – 6 ay arasında ağır seyredebiliyor. 6 ay ile 8 yaş arasındaki çocuklar ilk defa aşı olacaklarda iki doz aşı oluyorlar.
Aşı ne zamana kadar yapılabilir?
Salgın çıkmadıysa örneğin Şubat ayına kadar geldik diyelim. Şubat ayında salgın çıkarsa yine aşı yapıyoruz. Ama genelde Aralık sonuna kadar aşı bitmiş oluyor. Biliyorsunuz piyasaya belirli miktarlarda aşı geliyor. O nedenle piyasayada aşı varsa ve salgın çıkmamışsa en önemlisi toplumda influenza aktivitesinde bir artış görüldüyse aşının zamanı yoktur. Ocakta da yapılır, Şubat’ta da. Ama biz genellikle aşı olması gereken grubun aralıktan daha geç kalmasını istemiyoruz. Aşı olması gereken risk grupları 65 yaş üstündekiler 6 aydan büyük bebekler, Şeker hastaları Astım hastaları Kronik akciğer hastaları (bronşit vb) Kronik kalp damar sistemi hastaları Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser vs) Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar

grip aşısı ne zaman yapılmalı, grip aşısı yan etkileri, grip aşısının yararları ve yan etkileri, grip aşısının yararları,Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır, grip aşısının zararları, kimler grip aşısı olmalı, grip aşısı nasıl yapılır, grip aşısının etkileri,





Dağıstan tarihi ve halkları

Dağıstan tarihi ve halkları
Dağıstan halkı ne demektir, Dağıstan kültürü, Dağıstan etkinlikleri, Dağıstan yöresel yemekleri, Dağıstan tarihi ve halkları, Dağıstan halkı kaç tür dil konuşur, Dağıstan halkı nerede yaşar, Dağıstan nerededir, Dağıstan toplumu, Dağıstan yöresel oyunları, Dağıstan dilleri, Dağıstan tarihi,

Kafkasyanın en çeşitli topluluklarının yaşadığı bölge olan Dağıstan’da Kafkas Dil grubundan olan 4 ana grup yaşamaktadır. Kafkasya’nın yerlisi olan bu halklar (Avarlar, Lezgiler, Laklar ve Darginler) daha çok dağlık bölgelerde yaşarlar.
Düşler ve mitler bölgesi Kafkasya’da yer alan Dağıstan, adına yaraşır dağlık, tepelik arazisi ve bu araziyi nakış nakış işleyen irili ufaklı sayısız ırmağı ile dünyanın en ilginç ülkelerindendir. Yüzyıllar boyunca stratejik öneminden dolayı bir çok devletin işgaline uğramış olmasına rağmen bölgede tarihsel olarak Albanya’dan başka devlet kurulmamıştır. Ancak 1918′deki Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ve 1921 yılındaki Dağıstan Sovyet Sosyalist Muhtar Cumhuriyeti ile başlayan süreç sonunda müstakil bir devlet olma şansını elde etmiştir. Her iki siyasi oluşumda da kalkınma konusunda gerekli performansı gösteremeyen Dağıstan, 1990′lı yıllardaki siyasal çözülme sonrasında bu şansı bir kez daha ele geçirmiştir. Bu fırsatı iyi değerlendirmek isteyen iktidar, muhalefet ve toplum el ele vererek Dağıstan’da kalkınma noktasında büyük bir seferberlik başlatmıştır. Bu çabalar 1996 yılıyla birlikte etkisini göstermiş ve ülkede ekonomik ve siyasal bir çok olumlu gelişme görülmeye başlanmıştır.
a)Avarlar ( Maarulalar ): Lezgilerden sonra Dağıstan’ın en kalabalık kabilesı Avarlar’dır. Kendi aralarında ise en kalabalık grubu esas Avarlar meydana getirirler. Dil yönünden üç gruba ayrılırlar;

ı.Avar (Maarulal),

ıı..Andi (Bottlih, Godoberi, Karatin, Bagvalal, Çamalal, Tindi ve Açvaçiş gibi alt gruplara ayrılırlar)

ııı.Dido (Hinuk, Çvarşin ve Kapuçinler gibi alt gruplara ayrılırlar)

b)LEZGİLER. Dağıstan’ın güney-doğusunda yaşarlar Samur Nehri’nin orta ve yukarı mecralarında ve Şamahı yöresine kadar uzanan alanda yayılmışlardır. Doğu ve güney-doğuda Azeriler ile karışmışlardır bu nedenle Türkçe Lezgiler arasında geniş ölçüde yayılmıştır. Rutul, Kütin, Agul, Budukh, Dzekh, Tabasaran, Tsakhur, Udi ve Khinalug gibi alt kollara ayrılırlar. Kürinler ve Tabasaranlar en kalabalık gruplardırlar.

c)LAKLAR (Gazi Kumuklar) Orta Dağıstanda yaşarlar.

d)DARGİNLER. Lezgi diline yakın bir dil konuşan Darginler bu nedenle Lezgi kabileleri arasında da sayılırlar. Akuşa, Sutkur, Sırhal, Urkarak, Horakan, Kaytak (Haydak) ve Kubaçi gibi gruplara ayrılırlar.

Dağıstan’daki dağlı kabilelerin aralarında bulunan doğal engeller (dağlar, tepeler, derin vadiler vs.) Batı Kafkasya’daki kadar olmasa da buradaki toplumlar arasında da çeşitli dil farklılıkları doğurmuştur.

III. Grup / Güney-Batı Kafkasya halklarıdır ve dört ana gruba ayrılır.

Dağıstan halkı ne demektir,Dağıstan kültürü, Dağıstan etkinlikleri, Dağıstan yöresel yemekleri, Dağıstan halkı kaç tür dil konuşur, Dağıstan halkı nerede yaşar, Dağıstan nerededir, Dağıstan toplumu, Dağıstan yöresel oyunları, Dağıstan dilleri, Dağıstan tarihi,





Kuzey Kafkasya Tarihi

Kuzey Kafkasya Tarihi
Kafkas tarihi, Kafkaslar kimlerdir, Kafkas kartalı kimdir, Kafkaslar hangi kökendir, Kafkasların meşhur yemekleri, Kafkasların dünyası, Kafkasların dili, Kafkasya köken nerden gelir, Kafkasya tarihi , Kafkaslar kimdir, Kafkasların çeşit kaç dili vardır, Kafkaslar nerede yaşar

Çerkesler ( Adıgeler )Batı Kafkas sıradağlarının eteklerinde,Kuban güneyde Bzıb (Psıbe) ırmakları arasındaki Karadeniz kıyılarında,doğuda Kuban ile Terek ırmakları güney havzalarını kapsayan büyük bir alanda oturmuş olan etnik topluluklardır.Türkiye’de ise Kuzey Kafkasya kökenli insanların tümüne verilebilen ortak bir özel addır.
Rus resmi literatüründe,RF’ye bağlı Karaçay Çerkes Cumhuriyeti’nde yaşayan Kabartay ve Besleneylerden oluşan Adige topluluğuna da Çerkes,bunların yaşadığı yöreye de özel anlamda ya da bir kısaltma ad olarak Çerkesya denmektedir.Bu yörede 1926-57 yılları arasında Çerkesya ya da Çerkes Özerk Oblastı (1926-28 arası Çerkes Ulusal Okrugu) adlı bir özerk yönetim birimi bulunuyordu.Çerkesya,1957′de halkına geri verilen Karaçay ile birleştirilerek,Karaçay-Çerkes ÖO içine alındı.
Tarih
Çerkeslerin ataları sayılan Sind-Meot kavimlerinin Kafkasya’daki varlığı,ölü gömme kültünden gidilerek, MÖ 3000′lere değin uzanmaktadır. MÖ 2000′lerde tarım ve hayvancılığın yanı sıra bakırı kullandıkları, seramik eşya ve daha sonra da tunçtan aletler yaptıkları bilinmektedir. Meotlar (Adıgece:Мыут1эхэр) olarak adlandırılan kavimlerden geldiği kabul edilen Çerkesler,MÖ 8.yüzyılda Kimmerlerle,MÖ 6.yüzyılda da kuzeyde İskitlerle, Karadeniz kıyısında da Greklerle komşuydular. İskit ve Greklerle kurulan ilişkiler, ekonomik ve kültürel gelişmenin yanı sıra Çerkes kentleri ve yazısının ortaya çıkmasını da sağladı.
MÖ 5.yüzyılda merkezi Sindika limanı (bugünkü Anapa) olmak üzere Bosporos Krallığı ‘nın yanı başında,Meotların bir topluluğu olan Sindler tarafından kurulan Sind Krallığı ya da Sindika bulunuyordu.Sindika,varlığını en az bir yüzyıl kadar sürdürdükten sonra,dış saldırılardan korunma amacıyla da,MÖ 4.yüzyılda,Bosporos kralı Levk un hükümdarlığı döneminde (MÖ 43-38) Bosporos Krallığı’na katıldı.Bosporos Krallığı’nın,MÖ 3.yüzyılda,ucuz Mısır buğdayının rekabeti (1) sonucu, ekonomik ve askeri çöküş sürecine girmesinden yararlanan İskitler ‘in izleyicileri olanSarmatlar MÖ 2.yüzyılda Kuzey Kafkasya topraklarını ele geçirdiler.Bu dönemlerde Çerkeslere Zykh (Зихы) ve Kasog gibi adlar verilmeye başlandı.Çerkesler, Sarmatlar’ı ancak MS 1.yüzyılda Maniç ırmağının kuzeyine sürmeyi başarabildiler. Sarmatlar’dan sonra 4. ve 5.yüzyıllarda Alanlar ve Hunlar da bölgeye geldiler.Got ,ardından Hun saldırıları sonucu kıyı kentleri ve deniz ticareti yok oldu ve Çerkesler verimli topraklarının hemen hepsini yitirdiler.Hunların çekilmesinden sonra Çerkesler eski topraklarını geri aldılar,kuzeyde Ukrayna ve Kırım’a değin yayıldılar.
1222 ‘de Kafkasya’yı istila etmeye başlayan Moğollar Çerkeslerin bir bölümünü ve Alanlar’ın çoğunu yok ettiler. Bunu izleyen Altın Orda saldırıları sırasında topraklarının büyük bir bölümünü yitiren Çerkesler, buna karşılık Alanlar’ın bazı topraklarını ele geçirdiler. Kuban Irmağı boyunca uzanan bu yeni topraklar üzerinde 14.yüzyılda Kabardey bölgesi oluştu. Altın Orda devletinin yıkılmasından sonra daha önce yitirdikleri toprakların bir kısmını geri alan Kabartay Çerkesleri, bu kez de Kırım Hanlığı’nın saldırılarına hedef oldular.

Kafkas tarihi, Kafkaslar kimlerdir, Kafkas kartalı kimdir, Kafkaslar hangi kökendir, Kafkasların meşhur yemekleri, Kafkasların dünyası, Kafkasların dili, Kafkasya köken nerden gelir, Kafkasya tarihi , Kafkaslar kimdir, Kafkasların çeşit kaç dili vardır, Kafkaslar nerede yaşar





Safranbolu tarihi ve gezilecek yerleri

Safranbolu tarihi ve gezilecek yerleri
Safranbolu otelleri, safranbolu konakları, Safranbolu tarihi beldeleri, Safranbolu tarihi evleri, Safranboluda nerelere gidilir, Safranboluda ne yenir, Safranbolu halkı, Safranbolunun neyi meşhur, Safranboluya nasıl gidilir

Anadolu’nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresinde tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi.
Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından “Dünya Miras Listesi”ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir. Safranbolu tarihi ve kültürel zenginliğinin ifadesi olarak bugün doğal ve çevre dokusu içinde korunmakta olan 1008 esere sahiptir. Kaya Mezarları, höyükler, Cinci Hanı ve Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi, Yemeniciler Arastası, İncekaya Su Kemeri, Konaklar, Çeşmeler, Türbeler bu eserlerin bir bölümüdür
Safranbolu Evleri 2-3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında fazla sayıda penceresi olan ve odalarının her ayrıntısı büyük bir ustalıkla meydana getirilmiş yapılardır. Bu yapılarda taşın estetik kullanımı, ahşap işçiliğinin akıllara durgunluk veren kalitesi, tavan ve duvar süslemeleri, iç mekanlarda kurulmuş havuzlar, merdiven korkulukları ve nihayet kapı tokmakları… Hepsi seyredenleri hayran bırakacak güzelliktedir.
Safranbolu tarihi eserleri ve evlerinin yanı sıra ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Yoğun orman alanları, kanyonlar ve vadiler piknik yapmaya elverişli olduğu kadar yürüyüş, tırmanma ve bisiklet gibi diğer turistik etkinliklere de olanak sağlamaktadır. İncekaya Su Kemeri ve kanyonu, görkemli evlere sahip Yörük Köyü, Bulak ve Hızar Mağaraları, Hacılarobası ve Üçbölük Köyü civarındaki Kaya Mezarları, Düzce Kanyonu, Sarıçiçek Yaylası ve Uluyayla, Gürleyik Piknik Alanı kentin diğer turizm alanlarıdır. ,

Safranboluda ne yenir, Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu Lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.

Hıdırlık Tepesinden fotoğraf çekmeden
Müze evleri gezmeden
İncekaya Su Kemeri ve Yörük Köyü’nü görmeden
Eski evlerde konaklamadan
Gözleme ve lokum yemeden
Eğlence yerlerinde fasıl dinlemeden
Safranbolu’dan dönmeyin…

safranbolu otelleri, safranbolu konakları, Safranbolu tarihi beldeleri, Safranbolu tarihi evleri, Safranboluda nerelere gidilir, Safranboluda ne yenir, Safranbolu halkı, Safranbolunun neyi meşhur, Safranboluya nasıl gidilir





Ardıç meyvesinin faydaları ve zararları

Ardıç meyvesinin faydaları ve zararları
Ardıç meyvesi nedir, Ardıç meyvesi nerelerde kullanılır, Ardıç meyvesi nasıl bir bitkidir, Ardıç meyvesi nerede yetişir, Ardıç meyvesi nasıl kullanılır, Ardıç meyvesi hangi hastalığa iyi gelir, Ardıç meyvesi nerede bulunur, Ardıçın meyvesi faydaları ve zararları, ardıç meyvesi nasıl yetiştirilir, Ardıç meyvesi nasıl ortamda yetişir, Ardıç meyvesi faydaları nelerdir, Ardıç meyvesi zararları nelerdir,

Botanik Bilgi : Kozalaklılardan; 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur. Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara “Ardıç tohumu” da denilir. Kasım ve Aralık aylarında toplanıp, kurutulur. Bir çok türü vardır.

Bilinen Bileşimi : Esans, glikoz, sakaroz, juniperin, yünen, borneol, terpineol, izoborneol, kamforu, sidrol, dipenten, d-a pinen, a-felandren, reçinemsi madde, çeşitli asitler vb.

Özellilleri : Diüretik / idrar söktürücü, sudofifik / terletici, stomaşik / mideyi kuvvetlendirici, antiseptik / mikrop öldürücü, balgam çıkartıcı tesire sahiptir.

Dallarından yapılan merhem deri üzerine sürülerek ovulursa, cilt hastalıklarına iyi gelir.

Ardıç terletici bir bitki olduğundan romatizma ve soğuk algınlığına iyi gelir.

Kandaki şeker miktarını düşürür.

Aybaşı ağrılarını dindirir, kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.

Nefes kokularını giderir.

Kansızlığa iyi gelir.

İdrar söktürür.

Rendelenmiş meyveleri sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alın üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir.

Taze meyvelerin ezilmesiyle elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.

Taze dallarının çayı zayıflamak için kullanılır.

Kanı temizler bunun için ilk gün 4 tane ardıç meyvesi yenilir.Sonra her gün bir tane artırılarak 12 gün devam edilir .On ikinci günün sonunda birer adet azaltılarak 12 günde böyle yemeye devam edilirse kanı temizler

Nasıl Kullanmalıyız : Hafifce dövülmüş meyvelerinden 1 çoba kaşığı 400 gr. kaynayan suya atılarak su ateşten indirilir. 2 saat demlendirilerek günde 4 defa yemeklerden önce içilir.

Yan Tesirleri : Böbrek hastalarına ve hamilelere yasak. 6 haftadan fazla kullanılmaz.

Ardıç meyvesi nedir, Ardıç meyvesi nerelerde kullanılır, Ardıç meyvesi nasıl bir bitkidir, Ardıç meyvesi nerede yetişir, Ardıç meyvesi nasıl kullanılır, Ardıç meyvesi hangi hastalığa iyi gelir, Ardıç meyvesi nerede bulunur, Ardıçın meyvesi faydaları ve zararları, ardıç meyvesi nasıl yetiştirilir, Ardıç meyvesi nasıl ortamda yetişir, Ardıç meyvesi faydaları nelerdir, Ardıç meyvesi zararları nelerdir,





Yüksektansiyon hakkında bilinmeyenler

Yüksektansiyon hakkında bilinmeyenler
Yüksek tansiyon nedenleri, Yüksektansiyonun vücuda verdiği etkiler, Yüksektansiyon nedenleri, Yüksektansiyon tanısı, Yüksektansiyon belirtileri, Yüksektansiyon zararları, Yüksektansiyon teşhisi nasıl yapılır, Yüksektansiyon nedir, Yüksektansiyonda nelere dikkat edilmelidir,

Yaşamın sürmesi için organ ve dokularda kan dolaşımının sağlanması gereklidir. Kan dolaşımı, organ ve dokulara gereksinimleri olan oksijen ve besinleri ulaştırır ve artık ürünleri (çöpleri) uzaklaştırır. Kan dolaşımının sağlanması için bir basınca gereksinim vardır. Yani kan basıncı olmasaydı yaşam olmazdı.
1.Su borusundaki suyun miktarı: Borudaki su azalırsa basınç düşer.
2.Su borusunun direnci: Borunun çapı azalırsa direnç artar ve basınç yükselir.
Bu basınç evlerimizde kullandığımız suyun musluktan akması için gereken basınca benzer. Bir su borusundaki basıncın düzeyini etkileyen iki faktör vardır.

Su borusundaki basınca benzer şekilde kan dolaşımı için gerekli olan basıncı da oluşturan iki faktör vardır:
1.Damarlarda bulunan kan miktarı:
2.Damarların direnci:
Kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olmasına Yüksektansiyon denir. Yüksek tansiyon için kullanılan tıbbi terim ise Hipertansiyon’dur. Evimizde kullandığımız suyun musluktan akması için gereken basıncın yüksek olmasının su borularında patlama ve aşınmalara yol açması gibi yüksek tansiyon da insanlarda çeşitli sorunlara yol açar.
Kan basıncı ölçülürken iki kan basıncı değerine bakılır: Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı). Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur. Büyük tansiyon veya küçük tansiyonun normalden fazla olması Hipertansiyon’dur. Genellikle büyük ve küçük tansiyon birlikte yüksektir. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir.

Yüksek tansiyon nedenleri, Yüksektansiyonun vücuda verdiği etkiler, Yüksektansiyon nedenleri, Yüksektansiyon tanısı, Yüksektansiyon belirtileri, Yüksektansiyon zararları, Yüksektansiyon teşhisi nasıl yapılır, Yüksektansiyon nedir, Yüksektansiyonda nelere dikkat edilmelidir,